klavye delikanlısı

@klavye delikanlısı

1. nesil yazar

187 entry 2 takipçi

duygusal yük

insanın zaman içerisinde ki duygu durum değişiklikleri, bozulan moraller, varoluşsal sancılar, kalp kırılmaları gibi duyusal acı veren meselelerin düzelirken ardında bıraktığı birikintilerle oluşan ve birikip farklı bir şekilde çıkan yüktür.

kimisinde bu yükler birikip sinire dönüşür, kimi bu yüklerden güç alıp pişer, kimi ise bu yüklerin altında ezilir ve psikolojik olarak çöker.

mizah anlayışı

kişiden kişiye değişen, genellikle yaş, yaşanılan ve büyünülen çevre, zeka seviyesi, kültür seviyesi gibi farklı parametrelerle değişkenlik gösteren ve bu etkenlerden fazlaca etkilenip kollektifleşebilen, sosyal uyum ve kendini ifade etme mekanizmasıdır.

10 yıl önce sıradan olup şimdi lüks olan şeyler

ortalama bir evlilik merasimi ve ortalama bir yaşam kurmak. aile kurmak eskiden bu kadar masraflı değildi, asgari ücretli biri dahi 1 kaç yıl kenara para koyarak, sade bir düğün ile evlenip takılarla birlikte yuvasını kurmuş, belki az bir miktar borç kalıyordu. Şimdi ise aile kurmanın bedeli çok yüksek bir hale gelmiş ve normal ücrette birinin düğün masrafı boyunun üstünü çok geçmiş bulunmakta.

Kamp yapmak

rahatına düşkün insanlar tarafından mazoşist bir aktivite olarak lanse edilen fakat Şehir yaşamının verdiği korkunç varoluşsal ve psikolojik acıların yanına bile yaklaşamayacağından, işkencenin aksine, modern insanın şehir hayatının açtığı yaralarına merhem olan, tabiri caizse gerçekten ait olduğu yere, özüne doğasına geçici olarak döndüğü ve huzur bulduğu eylem.

modern dünyanın necis olarak gördüğü, sadece dünyanın kendine ait olduğunu düşünen insanların acımasızca yok ettiği böcekgiller familyası argo tabiriyle "börtü böceğin" de yaşam alanlarına iadeyi ziyaret ediyorsunuz. bizlerin aksine onlar kendilerine zarar vermeyen misafirleri görünüşlerinden dolayı vahşice katletmiyorlar.

soyadı yen olacak çocuğa isim önerileri

"akademis" ismi olabilir. soranlar için eski yunanda ilk slaytı, taşlardan üreten, kimse diyip geçilebilir hem.

iş hayatında çalışmaktan tiksindiren şeyler

çalıştığın firmaların kurumsallıktan uzak yöneticilerinin olması. iş gereği çalıştığım bazı firmalarda, kurumsal kimlik ilüzyonu altında, kurumsallıktan uzak, mahalle bakkalı tarzı bir alt kimlik var. o şıkır şıkır giyinen beyaz yakaların, plaza dili edebiyatının yönetiminde ki insanlarla karşılaştığında ve hiç bir şeyden anlamayan, sektör hakkında en ufak bir bilgisi olmayan, sokak jargonuyla konuşan insanlarla çalışmak çok yoruyor. oraya nasıl geldi, kimlerin ekmeğiyle oynadı, patron kaçıncı derece akrabası gibi bir sürü soru aklıma geliyor.

doğrusunu unutturan yazım yanlışları

(bkz: kontür kalemi)

yazarların en çok sevdiği kuruyemiş

(bkz: tuzlu fıstık)

iyilik iyi midir

felsefenin iyilik kavramı üzerine inşaa ettiği çok uzun süre tartıştığı sorudur. insan varoluşu gereği her şeyi bir neden, sebep ve amaç üzerine kurar. en dogmatik, en içten, en iyi niyetle yapılan şey bile bir amaca hizmet eder. Misal vermek gerekirse bir anne bile çocuğunu severken bir sebepe, en altta annelik içgüsüdene sarılır ya da bir çöpü yerden alırken bu eylemi iyi hissetmek, medeni hissetmek veya kötü görüntüden kurtulmak amacıyla hizmet etmek için yaparız. felsefe burada bu soruyu sorar. her eylem bir amaç, sebep ve neden doğrultusunda yapılıyorsa iyilik kavramına var diyebilir miyiz? iyilik; kendi bencil ve pragmatik düşüncelerin olumlu yönde kullanılması mıdır?

yılbaşı klişeleri

gelecek senenin güzel olacağına dair kendini kandırmaca ve yapılmayacak yapılacaklar listesi hazırlamak.

Simit

çocukluktan bu yana benim ve birçoklarının hayatında geçmiş ve günümüze ait bir imge olmuş, paralı adamın nostaljik keyfi, parasız insanında en uyguna karnını doyurabildiği bir yiyecek statüsünde olduğu için bir kültür haline gelmiş sokak lezzeti.

sokakta köşe başında da, ılgazda kayak merkezinde de, lüks bir brunchta da bulunabilecek bir gıda olduğundan türk halkı için ortak payda oluşturan nadir gıdalardan olduğunu da söyleyebiliriz.

yazarların lisedeki favori dersleri

felsefe ve edebiyat.

yeni hobiler edinmenin yolları

maddi olarak iyi bir kazanım elde etmek, özgüvenli olmak veya olayazmak, hobilere vakit ayırabilecek boş zamana sahip olmak. Bunlar yeni hobi edinmenin önünde ki engelleri kaldırıp özgür kılar. gerisi zaten yokuş aşağı hobi edindikçe daha fazlası istenir.

sefiller

victor hugo tarafından yazılan, baklava hikayesine benzer, açlıktan 1 ekmek çalan jean valjeanın, acımasız bir adalet ile kürek mahkumu olduktan sonra ki başına gelenleri uzun uzadıya anlatan kitap.

kitap serisini bitirip üzerine düşündüğünde sefiller isminin maddi fakirliği temsil etmediğini anlıyorsunuz. kitap manevi olarak fakirliği işliyor. aslında parasız jean yerine, fakir bir adaleti, sadece parası olan zenginlerin fakirliğini anlatıyor

seks hayatını bir kitap adıyla tarif etmek

(bkz: sefiller)

Çokomel

içinde yumuşak marsmellowun yanında bolbol nostaljik hislerinde bulunduğu, lezzeti çocukluğumda hayattan aldığım lezzet gibi eski ama güzel olan bisküvi marsmellow birleşimi atıştırmalık.

hiçbir işe yaramayan tavsiyeler

ne destek olmak için, ne çözüm bulmak için, ne de ilgi göstermek için verilen, sırf laf olsun diye söylenen anlamsız tavsiyelerdir.

Örnekler vermek gerekirse, anksiyetesi bulunan ve anksiyetik kriz geçiren bir insana veya kafasını takıntı yaptığı şeyden kurtaramayan obsesif kompülsüf bozukluğu olan birine "takma kafana yeağ" diye verilen tavisyeyi örnek verebiliriz.

bu çözüm yolu, hastalığa kapılan insanlar tarafından o ana kadar hiç duyulmamıştır ve hiç akıllarına gelmemiştir nedense. *

bu tip tavsiyelerin başka bir tipi de apaçık olan yöntemleri söyleyerek sinir bozmaktır. mesela Şişmanlamış birine söylenen "az yiyeceksin biraz" veya "spor yap" gibi bariz ve en basit tavsiyeyi satmayı söyleyebiliriz.

gelmiş geçmiş en başarılı reklam

hindistan kültürü ve müzikleri içeren ikonik arkaplan müziği ile akıllarda yer tutan Peugeot 206 Reklamı. reklamın sonunda istemsizce kafa sallarken ve peugeot ya da halk arasında ki söylemiyle "pejo 206" almak isterken buluyorsun kendini.

izleyelim efenim:

zevk alınan ufak sapıklıklar

kabuklanmış taze yarayı söküp, üzerine kolonya dökmek, kısa süreliğinede olsa çok acı vermesi insanda içinde ki kötülüklere karşı bir cezalandırma, bir kefaret hissi veriyor. tabii farklı dinlerde veya inançlarda bu olsa da bu dini veya spirütel bir kefaret değil, psikolojik bir rahatlama.

Kadıköy boğası

sosyal medyanın karanlık yüzü ucube showları ve dikkat çekmek isteyen vasıfsız influencerların kurbanlarından bir başkası olan, ailesi ve dijital medya tarafından istismar edilen zihinsel engelli fenomen.

bu aşırılık daha da yükselip film dahi çekilmiş üzerine. bu istismarın sonucunda kendisini ünlü sanan bir adam, sosyal medyanın yarınında, diğer ekürüleri gibi unutulup, yalnızlaştığında psikolojik açıdan nasıl bir çöküntüye girecek, zihinsel olarak sağlam olan ünlülerin dahi unutulunca yaşadığı durumları mustafayı nasıl etkileyecek zaman gösterecek.

en azından hayattayız bu da bir şey be abi

optimizm ve kendini kandırma aromalı avuntu arasında kalmış, her şey çok güzel olacak isimli yapımda cem yılmaz'ın canlandırdığı altan karakterinin efsaneleşmiş repliğidir.

aslında bağlamından koparmazsak bir replikten öte gerçek hayatın, öngörülemezliğinin, yapılan planlar ile uyumsuzluğuna ve yaşadığımız tüm olumsuzluklara, hayal kırıklıklarına, hüsranlara rağmen hayatın akışının devam ettiği gerçeğini anlatır.

replikte ki "en azından..." kısmını irdelersek aslında sıfırı temsil ettiğini görürüz. çünkü hayatta kalmak en öncelikli en temel içgüdü dinamiğimizdir. yani hayatta kaldığımız sürece yeniden ayağa kalkabilir, yeniden toparlayabiliriz. ve unutmamak gerek ki bir tökezleme veya aya kalkabileceğin bir düşüş, bir daha hiç ayağa kalkamayacak olmaktan iyidir.

gereksiz yere ucuz olan şeyler

işçi sınıfının emeği.

Vefa

yapılan bir iyilik karşısında, bu iyiliği unutmama, o iyilikten dolayı minnet duyma ve bu iyiliğin karşısında oluşan bağ.

eskiden çok önem arz eden, sayesinde ömürlük dostluklar, kardeşlikler, aileler kurulabilecek kadar güçlü bir olguyken, günümüzde etkisi azalmış ve "yapmasaydın" zehirli sözü ile tamamen yıkılıp, yok hükmü verilebilecek hale gelmiştir.

bu konuda şair Bircan Oğankul'un da şiirinde dediği gibi;
Vefa;
İstanbul’da bir semt adıymış meğer... dizelirini de hatırlatmak güzel olur.

dizilerde sorulmuş unutulmayan sorular

kurtlar vadisinin seyrini değiştiren, cerrahpaşalı metin tarafından sorulan sorudur. "sen kimsin lan racon kesiyorsun?". akabinde olan olaylar karşısında polat alemdarın illegal yeraltı dünyasında ki ünü değişmiş, kendi aksini iddia etsede devlet görevinden mafya babalığına doğru meyil göstermiştir. dizinin kırılma noktasını tetikleyen soru budur.

Arif kocabıyık

youtube üzerinden yayınladığı sokak röportajlarında ki nüktadan soruları, sert siyasi eleştirileri ve tweetleri sebebiyle 1.5 yılda 4 kere tutuklanmış, eylül ayının ilk gününde bulgaristana tır dorsesinde kaçmaya çalışırken yeniden tutuklanıp 5. tutuklanmasını da gerçekleştirmiş youtuber.

breaking bad

içinde bulunduğum breaking bad övme timinin, her fırsatta hunharca övdüğü, renkleri kullanma yöntemi ve kendine has renk paletiyle, çekim teknikleri, kamera açıları, hikaye ve teknik kurgusuyla, olay örgüsü ve bu olayların karakterler üzerinde ki etkisini yansıtmasıyla, karakter gelişimi ve oyunculuklarıyla tam bir baş yapıt olan, vince gilliganın yapımcısı, yönetmeni ve senaristi olduğu yapım.

tek eksi yanı karakter gelişimini iyi şekilde yansıtabilmek için dizinin girişinin yavaş tutulması. Bu durum kaynaklı dopamin reseptörlerimizin yandığı ve ilgi odağımızın en iyi haliyle 15 dakikayı bulduğu bu dönemde yeniden izlemek çok zor. çekildiği dönemde odak süreleri bu kadar az değildi bunu da söyleyip haklarını yememekte fayda var.

ben kimim

İNSANIN DOĞUMDAN, ÖLÜMÜNE KADAR OLAN SÜREÇTE, KENDİĞİ BENLİĞİNİ, VAROLUŞ AMACINI, HANGİ DOĞRULTUDA İLERLEDİĞİNİ, İYİ Mİ YOKSA KÖTÜ MÜ, ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ, ANA KARAKTER Mİ YOKSA YARCIMCI KARAKTER Mİ? gibi varoluşsal kaygılara cevap ararken sorduğu sorudur.

esasen tam bir sorudan çok, her yol ayrımında, her kararda, her olguda kullanılan bir üslup sorusu desek daha doğru olur.

sabah erken kalkmak

uyumayı seven biri olarak, her ne kadar bana zor gelse bile, sabah erken kalkmanın verimliliği, eskilerin deyimiyle sabahın bereketi üzerine deneyimlediğim olguyu düşününce çok daha cazip gelen fikir.

sabah erken kalkmanın psikolojik etkileri ve fiziksel etkileri vardır. misal vermek gerekirse insanların biyolojik saati (sirkadiyen ritim) gündüz uyanıp, gece karanlığı ile uyuma vaktinin gelmesine daha uygun tasarlanmıştır. bu yüzdendir ki gündüz uykusu, vücudun hormon dengelerini ve biyolojik saati (sirkadiyen ritim) etkiler. bundan sonuçtur gün ışığı ile uyanmak kişiyi daha zinde, daha hormonal olarak dengelenmiş yapar.

bu denge seratonin gibi zihinsel sağlığı olumlu yönde etkileyen hormonlarında salınımına da sebep olur.

"jama psychiatry" gibi psikoloji dergilerinde yayınlanan araştırmalar gösteriyor ki bu hormonel dengenin sağlanması sonucunda depresyon riskinde azalma, pesimist düşüncelerden uzak durma ve dengesizlikten kaynaklı oluşan negatif etkilerin sonucunda oluşan algı bozukluğununda önüne geçiyor.

şato alan arkadaşa ev hediyesi

demir bakire (iron maiden) isimli işkence ve idam aleti. şato için muazzam bir dekor olur. tabii çocukları ve sarhoşluk durumunda ki arkadaşlarımızı uzak tutmak gerekebilir.

aşağıdaki ilgili görsel bu işkence aletinin fotoğrafıdır.

entry image

cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

kölesi olduğumuz bu sistemde, önümüze atılan ve birçok kişinin bu imkana sahip olmadığı kısıtlı vakti, uyku ile harcamamak iyi bir nedendir.

Vizör

motorsiklet kasklarının alın hizasında başlayıp duruma göre çeneye kadar inen, yüz bölgesini koruyup geniş görüş alanı sağlamak için tasarlanan, genelinde portatif bir şekilde kullanılabilen, şeffaf kask parçası.

birçok motorsikletçi tarafından açık kullanılması tercih edilsede, karşıdan gelen yüksek hızlı obje veyahut sinek, kuş, haşerat gibi hayvanlar ile çarpışma dahilinde kaydadeğer hasar bırakacağından, kullanılması önemli bir parçadır.

sosyal medyada karşılaştığım bir motorcunun yaşadığını aktardığı olaya göre, normal hızla seyrederken karşı taraftan gelen bir çekirgenin gözüne çarpması sonucu gözünde kalıcı hasar oluşturması, bu konunun ve vizörün ne kadar önem arz ettiğini bizlere hatırlatır nitelikte.

amazon prime video

eski ve kaliteli yapımlarıyla geç dönem y kusağının en sevdiği, klişe matematikleriyle bağımlık yapan dizileri yayınlayan, kendine has yapımlarda kalite standartını oturtamamış fakat the boys gibi iyi bir içeriğin sahibi dijital yayın platformu.

Osmanlı Cumhuriyeti

türkiye tarihinin farklı işlediği osmanlı imparatorluğunun isim olarak yıkılmayıp, sömürgeleşmiş ve kraliyet ailesi gibi sembolik bir hale gelmiş olduğu bir alternatif evrende geçen bir komedi filmidir.

Neşeli Hayat

yılmaz erdoğan ve ekibi tarafından yönetilen ve yine başrolünü yılmaz erdoğanın oynadığı 2009 yılı bir bkm komedisi ve dram filmidir.

ağlayan palyaço metaforunu çok güzel ve eğip bükmeden halktan bir şekilde işleyip bize aktarmıştır.

Oyuncu kadrosu çghb'nin prime döneminden tanışık olduğumuz iyi oyunculardan oluştuğu için yeni nesil bkm yapımları gibi rahatsız etmemiştir. emmioğlu torpiliyle giren başrolün yardımcı rolü ile giren ersin korkutun itici oyunculuğu istisna tabii.

efsane gora replikleri

(bkz: uzaylı da olsa insan insandır)

iphone

güvenli bir işletim sistemi, akıcı ve estetik arayüz ve şık dış tasarıma rağmen, popüler kültürün önemli bir temsilcisi haline geldiği için satın alınan, özelliklerinden bağımsız, varoluşsal bir imge haline gelmiş ve kimlikleşmiş apple şirketi tarafından ilk olarak 29 ocak 2009'da çıkmış telefon.

Soğuk espriler

mizahi olarak yetersiz kalsalarda, farklı bir bakış açısı ve zeka içeren fakat zeka içermelerine rağmen doğası gereği katman barındırmayan esprilerdir.

ticaret bakanlığı

ticari dengeler ve tekelleşme konusunda adımlar atması gereken bakanlık. şimdiye kadar elle tutulur ticareti kökten değiştirecek bir projeye imza atmaya dursun, bünyesinde ki rekabet kuruluda ihtiyaç dahilinde olduğu bir dönemde dengeyi yönetecek sert hamlelere de imza attığını görmüyoruz.

stokçuluk, yıkıcı fiyat, haksız piyasa dominasyonu gibi birçok süregelen durum, küçük ve orta büyüklükteki esnafı yok eder duruma gelmiş. bu konuda mağdur tarafa karşı bir umursamazlık var.

sözlük yazarlarının hobileri

VİDEO OYUNU OYNAMAK.

KENDİNİ GELİŞİME KAPAMIŞ İNSAN

İNSANI HAYATTAN SOĞUTAN, BİR DUVARLA KONUŞUYORMUŞ HİSSİ VEREN, İNSANLIK DRAMI OLARAK NİTELENDİREBİLECEĞİMİZ BU METAFORİK EYLEMİ YAPAN İNSAN.

VAROLUŞUNUN BİR PARÇASI OLARAK İNSAN, YARATILIŞTAN BERİ DÜŞÜNEN, FİKİR ÜRETEN, KENDİNİ GELİŞTİREN, SANAT, FELSEFE, BİLİM GİBİ OLGULARI İCAT ETMİŞ BİR VARLIKTIR FAKAT BAHSİ GEÇEN KİŞİLER, İNSANLIĞIN İLERLEMESİNDE Kİ YÜKÜ OMUZLARINA ALIP, KENDİSİNE BİR HEDİYE OLAN DÜŞÜNME YETENEĞİNİ İNSANLIK NAMINA KULLANMAK VE SOSYO-KÜLTÜREL DEVRİME YARDIMCI OLMAK YERİNE ALGISINI TAMAMEN KAPATIP, DIŞARIDAN GELEN HER TÜRLÜ BİLGİYE, FİKRE, YENİLİĞE KARŞI KAPALI OLURLAR.

BU İNSANLAR DOĞUP BÜYÜYÜP, ÖLÜR VE GİDERLER ARKALARINDA HİÇ BİR ŞEY BIRAKMAZLAR.

Otuz Beş Yaş

"yaş otuz beş yolun yarısı eder" diyip 46 yaşında dünyadan göçen cahit sıtkı tarancının en bilinen şiiri.

esasen bu şiirde anlatılmak istenen yaşın niceliği değil, niteliğidir. keza bunu 56 yaşında ölen danteyi örneklendirmesinden de anlayabiliriz.

tarancının anlatmak istediği şey, kişinin 35 yaşına geldiğinde hayat düzenini, sorunlarını, kişiliğini ve karakterini artık oturtması, yaş bilincinin gelmesi ve artık geçmişe uzaktan bakabilecek kadar ilerlemiş olmasıdır. tarancıya göre 35 yaş bir yaşlanma metoforudur ve direkt olarak 35 yaşı anlatmaz bu söylem, hayatın diğer yarısına geçen bir tür eşikten bahseder bu şiirde.

keçiören Estergon Kalesi

keçiören belediye binasının arkasında bulunan, orjinali ile tek ortak noktası isim benzerliği olan, tarihi dokudan ve estetikten yoksun, çirkin beyaz rengiyle mimari tasarım olarakta bir şeye benzemeyen, keçiörenin klasikleşmiş hazır preset bina tasarımlarıyla uyum sağlayan yapı.

içide aynı şekilde bir kale tasarımından çok pahalı bir düğün salonuna benziyor.

aslında dünyanın bir çok yerinde bu şekilde temaya sahip mekanlar oluyor. potansiyeli çok iyi olabilecekken harcanmış bir yer. başlıkta görmesem varlığını bile silmiştim aklımdan.

Tarçın ve arkadaşları

fetullahçı terör örgütünün ünlü birleşik krallık kukla yapımı tweeniesten, aynı hazinede ki paraları arakladığı gibi arakladığı, tarçın, gülçin, nurçin yalçın ve ekmek kafalı elmırla olan içinde örgütle ilgili subnimaller veren yapımı.

darbe girişiminden sonra gülçin nurçin ve yalçını içeri aldılar, ekmek kafalı elmırda çoğu fetö lideri gibi yurtdışına kaçtı. tarçın ise dijital olduğu için btk tarafından erişim engeli getirildi.

Dönüşüm

FRANZ KAFKA TARAFINDAN YAZILAN DIŞAVURUMCULUĞUN NADİDE ESERLERİNDEN BİRİ OLAN KİTAP.

İNSANLARIN DAVRANIŞLARI, TOPLUMLA OLAN UYUMSUZLUĞU, İŞİ VE TEKDÜZELİK ARASINA SIKIŞMIŞ OLAN gregor samsanın Hayatın akışının acımasızca devam etmesinin de ETKİSİYLE KENDİNE ve topluma YABANCILAŞMASINI alegorik somutlaştırma yöntemiyle fizikselleştirmiş ve bu psikolojik kirlenmeyi de toplum tarafından rahatsız edici görülen, standartlaşmış güzellik algısının bir kurbanı olan hamam böceğini kullanmıştır.

bağıra bağıra söylenebilecek şarkılar

merhamet edin efendim

DİZİ BOYUNCA EN ÜST KADEMEDEN GÖSTERİLEN, KAMERA AÇISI BİLE AŞAĞIDAN ÇEKİMLE YAPILARAK SEYİRCİYE PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK KURDURTULAN, KONSEYİ yöneterek, tapınak şovalyelerinin TÜRKİYE DE Kİ İŞLERİNİ YÜRÜTEN, ORJİNAL KURTLAR VADİSİNİN en yüksek kademesi baron mehmet karahanlının en unutulmaz sözü.

ölümünden hemen önce söylediği son sözü ve merhamet dilenmesi, insanın, mal, mülk, şan, şöhret ve güç savaşının sonunda ölüme karşı korkusu ve zayıflığını, kim olursan ol yaşamın sona ereceğini ve faniliğini anlatan bir metafor da barındırır.

Memleket

bir insanın doğduğu, yaşadığı ve büyüdüğü veyahut geleneksel anlayışlarıda işin içine katarsak, doyduğu ülke, şehir, mahalle vb YERLEŞİMLERDİR.

BİR ASTROLOJİ MERAKLISI İÇİN BURÇLAR NEYSE, BİR BEYAZ YAKA İÇİN CV'DE YAZAN ÇALIŞTIĞI ŞİRKETLER NEYSE, BİR AKADEMİSYEN İÇİN OKUDUĞU VE ÇALIŞTIĞI ÜNİVERSİTE NEYSE ANADOLU İRFANI VE KÜLTÜRÜYLE YOĞRULMUŞ BİR ANADOLULU İÇİN MEMLEKET ODUR.

KİŞİNİN, KİŞİLİĞİ, KARAKTERİ, AİLE YAPISI, DİNDARLIK SEVİYESİ, SİYASİ GÖRÜŞÜ, EKONOMİYE BAKIŞ AÇISI GİBİ TÜM SOSYO-KÜLTÜREL DEĞERLENDİRMELERİ MEMLEKETLERİNE GÖRE İŞLENMİŞTİR. BU DATALAR DOĞUŞTAN KİMLİKLERE VE ZİHİNLERE KAZILI OLARAK GELMİŞTİR. ANADOLU İNSANI İNSANLARI BUNA GÖRE DEĞERLENDİRİR.

İŞİN BİRDE SOSYOLOJİK TARAFI TABİİ, BU KISMIDA SÖYLEMEMEK OLMAZ. SOSYOLOJİ İLMİNDE TARTIŞILAN, ARAŞTIRILAN VE ÜZERİNE AKADEMİK ÇALIŞMALARI YAPILAN BİR KONU VAR. ÇEVRESEL ETKENLERİN VE ETNİK KÖKENLERİN YAŞANILAN TOPLUMUN KARAKTER OLUŞUMUNDA NE KADAR ETKİLİ OLDUĞUNA DAİR.

KENDİM GÖZLEMLEDİĞİM KADARIYLA ETNİK KİMLİKTE, YAŞANILAN TOPLUMDA KİŞİNİN KARAKTERİNİN TAMAMINI OLUŞTURMASA BİLE ONUN BAKIŞ AÇILARINI VE FARKLI BİR ÇEVREDE Kİ UYUM SAĞLAMA SÜRESİNİ VE GÖRÜŞLERİNİ ETKİLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

4 8 15 16 23 42

lost'un dizisini izlememe rağmen nereden ezberlediğim, nasıl ezberlediğim hakkında en ufak bir fikrim olmayan, lost'un oyununda da karşımıza çıkmaya devam eden oyun. oyun spoiler alerti! oyunda bu sayıları ezberlememin faydasını gördüm. dizide ne derece bağlantılı olup olmadığını bilmediğim bir kapı ve sığnağı açıyordu. sayıların lost dizisinden olduğunu bildiğimden tahmin etmiştim.

ibrahim selim

youtube'un ilk kez profesyonelleşmeye başlamasından sonra çıkan, profesyonel bir metin yazarının kalemiyle iyi bir program olan stolk adlı youtube kanalında sunuculuk yaparak tanınmış, daha sonra bazı dizi ve filmlerde kötü oyunluğuyla küçük işler yapmış, günümüzde korkunç itici ve yapmacık gülüşüyle talk show yapıp, müthiş konukları olan bir programı mahvetmesiyle tanıdığımız sunucu/talk showcu.

Ali biçim

çok komik bir talk showcu olup, günümüz kalitesiz sunucuların yanında altın gibi parlama potansiyelini, yaşadığı ekonomik darlıklar sebebiyle elinin tersiyle itip ana akım komediye yönelen, komedyen beyazıt öztürk, okan bayulgen gibi showların arkasında ki yaratıcı ekipte görev yapıp yaptıkları skeçlerle bize güzel anılar bırakmış, yıllarca akıldan çıkmayan vtrlerin arkasında ki adamlardan beri.

medyanın tekelleşmesiyle kaybolan bir çok insandan biri. paranın nereden kazanıldığını gördükten sonra komedi anlayışını değiştirmiştir. şimdilerde youtuber olmuş, kendisinin yarı yaşı uyuşturucu bağımlısı kıvırcık arkadaşıyla videolar yapıp taklit yapıyor.

Entry

sözlük yazarlarının içindeki tüm nefreti, sevgiyi ve ironiyi kusmak için kullandığı dijital metin birimi.

Kamp yapmak

şehrin gürültüsünden ve kalabalığından kaçıp doğayla baş başa kalabilmek için çadır kurarak yapılan huzurlu aktivite.

Kamp yapmak

beton binaların, bitmek bilmeyen bildirimlerin ve şehir gürültüsünün ruhumuzda yarattığı tahribatı doğada sıfırlama etkinliğidir. ateş başında yapılan derin sohbetler, sabah çadırın fermuarını açtığında karşılaştığın o temiz hava ve filtrelenmiş bir kahve tüm yorgunluğu alır götürür. konfor alanından çıkmayı gerektirir, bazen yorar ama modern dünyanın kölesi olmadığınızı hatırlatan en rafine kaçış yollarından biridir.

kayahan'ın en güzel şarkısı

(bkz: Bir aşk hikayesi)

İzmir bombası

içindeki akışkan çikolatasıyla ilk ısırıkta insanı mutluluk krizine sokan, ancak ikinci bombadan sonra doğrudan insülin direncine davetiye çıkaran aşırı tatlı izmir hedesi. uzak durulması gerekir.

hiçbir işe yaramayan tavsiyeler

Üzülme, kendine gel, zamanla geçer.

Kurtlar vadisi replikleri

(bkz: madem güneş tepeden vurdu gölge ayağımızın altıdır)

sözlük yazarlarının hobileri

sözlük yazarlığı.

Dönüşüm

franz kafka'nın 1915 yılında yayımlanan kült uzun öyküsü. gregor samsa adındaki bir pazarlamacının bir sabah yatağında devasa bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlar; modern toplumun çarkları arasında sıkışan bireyin yabancılaşmasını, suçluluk duygusunu ve aile kurumunun faydacı ikiyüzlülüğünü sarsıcı bir metaforla işler.

sözlük yazarlarının en sevmediği hitap şekilleri

Müdürüm.

Not: müdür değilim.

Özgür turhan

sahnede her an depresyona girip mikrofonu bırakacakmış hissi veren ama kelimenin tam anlamıyla bir fiyat/performans canavarı olan stand-up sanatçısı. zekice kurgulanmış toplumsal tespitleri ve sansürsüz anlatımıyla popüler kültürün en rafine komedi figürlerinden biridir.

yaşlı kurt denilince akla gelen isimler

(bkz: Devlet bahçeli)

Tehlikeli şarkılar listesi

(bkz: Tehlikeli)

balığa gidebilmek için hanımı ikna etme taktikleri

balığa gitmenin en zor yanı, evden çıkabilmektir. omega 3'ü ağaçtan toplayamıyoruz sonuçta!
peki ya hobidaşlarımız bunu nasıl başarabiliyor? merak konusu.

sözlükçülerin guilty pleasure'ları

sözlükçülerin guilty pleasure'ları

serdar ortaç dinlemek.

yakışıklı olduğunun farkında olan erkek

bizzat kendimdir. siyah cübbemin asilliği, kemikli burnumun heybeti ve ormanda yankılanan o entelektüel kahkahamla listeye yön veririm. mavi cüceleri altına çevirdiğim gün bu başlık tamamen benim adıma rezerve edilecek.

pazartesi sendromu

pazar gecesinden uykuyu kaçıran, tamamen psikolojik olduğuna inandığım ama her hafta iliğimi kurutan lanet olgu.

Barış akarsu

Coca cola kamyonunun suikast düzenlediği iddia edilen merhum şarkıcı.

Özgür turhan

Son gösterisini youtube'da yayınlamadığı için hala özgür olan komedyen. (bkz: swh)

Şirinler

Mantar evlerde yaşayan, sürekli şarkı söyleyen toksik pozitif mavi asalaklar.

şirin çileği

Mavi asalakların beynini uyuşturan kırmızı afyon.

sözlük yazarlarının en sevmediği hitap şekilleri

Müdürüm.

Not: müdürüm.

sözlük yazarlarının en sevmediği hitap şekilleri

Koçum.

Not: koç değilim.

Babaların garip davranışları

televizyonu kapatınca uyanıp izliyordum ya niye kapattın demeleri.

güne bir şiir bırak

entry image

duman grubunun en güzel şarkısı

(bkz: Bal)

dünyanın en samimiyetsiz cümlesi

(bkz: Daha iyisi senin olsun)

motosiklet

Köylülerin iki tekerlekli şeytan dediği araç.

(bkz: köylüleri niçin öldürmeliyiz)

çitilemek

çamaşır yıkarken kir ya da lekesini çıkarmak amacıyla kumaşın iki katını birbirine ya da ellerin arasına alarak güç uygulayıp sürtme işlemi.

ismail türüt

Dünyanın en çok terleyen insanı.

koleksiyon değeri olan şeyler

Koleksiyon dünyası ucu bucağı olmayan bir derya olsa da, bir nesneyi toplanabilir kılan temel unsurlar genellikle nadir bulunması, hikayesi ve zaman içindeki dayanıklılığıdır.

Nelerin koleksiyon değeri taşıyabileceğini ana kategorilerde inceleyelim:

1. Geleneksel ve Klasik Kategoriler
Bu gruptakiler, yıllardır güvenli liman olarak görülen ve piyasası oturmuş parçalardır.

Nadir Paralar ve Pullar: Hatalı basım paralar, tedavülden kalkan eski banknotlar veya sınırlı sayıda üretilmiş özel pullar.

Antikalar: En az 100 yıllık mobilyalar, saatler, porselenler ve el yazmaları.

Sanat Eserleri: Tablolar, heykeller ve özgün baskılar. Sadece ünlü isimler değil, gelecek vadeden sanatçıların eserleri de değerlidir.

Mücevher ve Değerli Taşlar: Özellikle işçiliği yüksek vintage parçalar veya nadir bulunan renkli elmaslar.

2. Modern ve Popüler Kültür (Hobi)
Son yıllarda ciddi bir yatırım aracına dönüşen, genellikle nostalji odaklı kategorilerdir.

Oyuncaklar ve Figürler: Hiç açılmamış kutusunda LEGO setleri, 80'li yılların Star Wars figürleri veya nadir Barbie bebekler.

Kart Oyunları: Pokémon, Magic: The Gathering veya Yu-Gi-Oh! kartlarının ilk basımları ve "PSA" gibi kuruluşlarca derecelendirilmiş olanları.

Çizgi Romanlar: Marvel ve DC'nin ilk sayıları veya ikonik karakterlerin (Örn: Örümcek Adam) ilk kez göründüğü fasiküller.

Video Oyunları: Retro konsollar (NES, GameBoy) ve kutulu, jelatini açılmamış eski oyunlar.

3. Yaşam Tarzı ve Lüks Tüketim
Saatler: Özellikle mekanik saatler (Rolex, Patek Philippe, Omega gibi markaların sınırlı üretim veya vintage modelleri).

Klasik Otomobiller: Bakımı iyi yapılmış, parçaları orijinal kalan ve az üretilen araçlar.

Nadir Kitaplar: İlk baskılar, yazar imzalı kopyalar veya özel ciltli seriler.

Müzik Enstrümanları ve Plaklar: İkonik gitarlar, imzalı ekipmanlar ve nadir bulunan plak baskıları.

Bir Parçayı Değerli Kılan Nedir?
Bir nesnenin sadece eski olması onu değerli kılmaz. Koleksiyoncular şu kriterlere bakar:

Kondisyon (Durum): Çiziksiz, yıpranmamış ve mümkünse orijinal kutusunda olması değerini katlar.

Nadirlik: Dünyada o parçadan kaç tane kaldığı en belirleyici faktördür.

Talep: Kimse o parçayı istemiyorsa, nadir olmasının bir önemi yoktur.

Hata Payı: Darphanedeki baskı hataları veya üretimdeki küçük yanlışlıklar (ironik olarak) bir parçayı servete dönüştürebilir.

Küçük bir tavsiye: Koleksiyonculuğa sadece para kazanma gözüyle bakmak yorucu olabilir. En iyi koleksiyon, sizin de bakmaktan veya sahip olmaktan keyif aldığınız parçalardan oluşur.

pazar günü aktiviteleri

UYUMAK.
reels kaydırmak.