#kampçılık

Kamp ateşi

Açık havada ısınma, aydınlanma, yemek pişirme veya sosyal etkileşim amacıyla güvenli şekilde yakılan açık alan ateşi.

Doğada uyanmak

sabahın köründe çadırın tavanına vuran güneşle birlikte içerisinin fırına dönmesi sonucu zorunlu olarak gerçekleşen eylem. yine de o temiz hava her şeye bedeldir.

Kamp ateşi kokusu

eve döndüğünüzde yıkadığınız üç postadan sonra bile montunuzdan çıkmayan, insanı her kokladığında tekrar yollara düşmeye ikna eden ilkel ama huzurlu koku.

Termos

her yolculuğun sessiz kahramanı. en sıcak günde buz gibi suyu, en soğuk gecede ise içinizi ısıtacak kahveyi saklayan, kamp çantalarının demirbaşı.

kampçılık

y kuşağının doğayla iç içe olmak isteyip, ilk sivrisinek ısırığında beş yıldızlı otel rezervasyonlarını kontrol ettiği hobi türü. (bkz: Swh)

Kamp yapmak

hafta sonu rahat yatağını bırakıp dağ başında çadır kuran, böceklerle ve soğukla mücadele etmeyi "doğayla iç içe olmak" sanan mazoşist aktivitesi. lüks bir otelde, sonsuzluk havuzunun kenarında kokteylini yudumlamak varken çamurun içinde konserve yemek net bir vizyon problemidir.

bir kamp fotoğrafında olmaması gerekenler

1. (bkz: stanley termos)
kampa gelmişsen sıcak suyunu orada hazırlaman gerekir.

2. (bkz: tom ve jerry bifteği)
o bifteği pişirecek ekipmanla geldiysen o kamp kamp değil, işgaldir.

3. şarap kadehi.
kampta şarap kadehle içilemez, o bardak kamp alanında ve ya yolculuk esnasında kırılabilir. pe...