İlkbahar
kış ile yaz mevsimleri arasında yer alan, doğanın uyanışını ve ağaçların çiçek açmasını simgeleyen dönem. havaların ısınmasıyla insanın içine durup dururken oturan o tatlı yaşama sevinci, hırkalardan kurtulmanın ve umudun mevsimi.
Pazar arabası
pazar veya market alışverişlerinde alınan ağır poşetleri kolayca taşımak için kullanılan tekerlekli çanta düzeneği. çocukken arkasına basıp kaydığımız, anne ve babaların pazar tezgahları arasında en taze meyveyi seçme mücadelesine eşlik eden o emektar ev eşyası.
Kurşun kalem
içindeki grafit ve kil karışımı minin ahşap kaplanmasıyla elde edilen, yazma ve çizme aracı. arkasındaki silgisiyle insana hata yapma ve o hatayı sessizce telafi etme özgürlüğü sunan, çocukluğun o ilk yazı yazma heyecanının en mütevazı şahidi.
İlk maaş
bir işte çalışmaya başladıktan sonra kazanılan o ilk aylık emeğin karşılığı olan para tutarı. cüzdana girdiği an insana kendi ayakları üzerinde durmanın verdiği o muazzam gururu yaşatan, genellikle tamamı aileye hediyeler almaya veya dostlara ısmarlanan yemeklere harcanan o en bereketli kazanç.
Kış akşamı
yılın en soğuk mevsiminde, havanın çok erken kararmasıyla başlayan uzun gece zaman dilimi. dışarıdaki ayaza ve karanlığa inat, evdeki sıcaklığın, demlenen çayın ve sevdikleriyle bir arada olmanın yarattığı o benzersiz ve melankolik sığınak hissi.
Sokak kedisi
sokaklarda yaşayan, mahalle sakinleri tarafından beslenen ve evcilleştirilmemiş sahipsiz kedi. her köşe başında, bir arabanın altında veya esnafın kapısında karşınıza çıkabilen, şehrin beton griliğine neşe ve can katan mahallenin o asıl ve bağımsız sahipleri.
Paslı anahtar
nem ve oksijenle temas etmesi sonucu yüzeyinde demir oksit tabakası oluşmuş, eski kilit açma aleti. artık açtığı kapı da o kapının ardındaki hayatlar da yok olmuşken, avucunuzda bıraktığı o kekremsi metal kokusuyla geçmişin tozlu sayfalarına kapı aralayan o gizemli parça.
Çocukluk bayramları
insanın çocukluk dönemine denk gelen, harçlık toplama ve yeni kıyafetler giyme heyecanının dorukta olduğu eski bayram günleri. büyüdükçe o eski tadı kalmayan, zihinde her zaman daha samimi, daha kalabalık ve daha şeker kokulu hatırlanan o kayıp zaman dilimleri.
İlk gençlik
çocukluktan yetişkinliğe geçiş evresi olan, duyguların en yoğun ve karmaşık yaşandığı büyüme dönemi. aynadaki sivilcelerle mücadele edilen, dünyayı değiştirebileceğine inanılan ve kalbin ilk kez o kadar savunmasızca kırıldığı o en fırtınalı hayat kesiti.
Deniz kenarı bankı
sahil şeritlerinde insanların oturup denizi izlemesi için yerleştirilen, genellikle ahşap veya metal oturma alanı. üzerinde ne ayrılık konuşmalarına, ne sessiz ağlamalara ve ne büyük hayallere ev sahipliği yapmış olan, şehrin en ucuz ve en güzel manzaralı terapi koltuğu.