sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte hayatımıza giren, yavaş yavaş yükselip, anonimliğin sosyal medyada etkinleşmesiyle zirveye taşınmış ve dijital kimlik haline gelmiş, dijital karakterdir.
dijital ve gerçek dünya arasında sıkışan bu insanlar, iki dünyada da farklı hayatlar yaşar, gerçek hayatta söyleyemedikleri sözleri, adaletsizliklere karşı veremedikleri tepkileri, olamadıkları karakterleri dijital platformlara aktarıp, olmadıkları biri gibi olmaya başlarlar. zamanla anonimliğin verdiği cesaret ve güvenlik hissi ile gerçek hayatta karşılaştığında bir şey diyemeyecekleri insanlara hakaretler ve yergiler verirler. zamanla haddini aşıp, içre ettikleri korkunç fikirleri ve düşünceleride aktaranlar olur.
kullandığım nick'in de arkasında ki hikaye budur. tam olarak klavye deikanlılığı bana uymasada, kendime nick ararken, hem dijital dünyanın bir olgusu haline gelmiş, hem de sözlükçülüğü kısmen tanımlayan, belirli bir yere kadar öz eleştiride barındıran, bu kavram aklıma geldi ve bu dijital kültür kavramını kullanmak istedim.