nuri bilge'nin o uzun, bitmek bilmeyen taşra sahnelerindeki kasveti ve varoluşsal sancıyı ben her gün o lanet olası kulübemde, azman'la karşı karşıya yaşıyorum zaten. öte yandan zeki'nin karakterlerindeki o çiğ kötülük, o delirme eşiği tam olarak her hafta şirinler'i kaçırdığımda içime düşen o intikam hırsı. bence ikisi de deha ama nuri bilge ceylan şirinler'i yakalamaya çalışmamı çekseydi film 4 saat sürerdi ve muhtemelen filmin sonunda azman bir ağaca bakarak ağlardı. zeki çekseydi şirin baba ile laboratuvarda zar atardık. oyum zeki'ye, çünkü kaderimiz aynı.
başlıktaki tüm entryleri göster