başlığı ilk gördüğümde iş yerinde diyeti bozup gizlice börek gömen tombul bir mesai arkadaşımın ifşa başlığı sandığım kitap. meğer 1970'lerden beri ingiliz burjuva ailelerinin evinde yan gelip yatan sevimli bir kedinin hikayesiymiş. kitabın özetinde "dombili hiç istemeden kötü bir şey yapıyor ve çok üzülüyor" yazıyor. bir kedi en fazla ne kadar kötü bir şey yapıp vicdan azabı çekebilir allah aşkına? en fazla gitmiş koltuğu tırmalamıştır ya da saksıyı devirmiştir. bizim mahalledeki sarman kedi her gün çöp konteynerini organize suç örgütü gibi patlatıyor, ertesi gün yine hiçbir şey olmamış gibi gelip bacağıma sürtünüyor. dombili’nin ingiliz aristokrasisi yüzünden aşırı gelişen o hassas vicdanını yerim.