Resesyon
Ekonominin üst üste iki çeyrek küçülmesi, yani durgunluk. Şirketlerin işçi çıkardığı, kepenklerin kapandığı, kapitalizmin kendi kendini resetleme dönemlerinden biri.
Fon
Paranın profesyoneller tarafından yönetilen havuzda toplanması. "Hisseden anlamam, altınla uğraşamam" diyenlerin parasını başkasına emanet edip arkasına yaslanma yöntemi.
Not: ytd.
Not: ytd.
Vergi
Devletin kamu hizmetleri için vatandaş harcamalarından ve gelirlerinden aldığı pay. Bizde araba alırken bir tane kendine, iki tane de devlete aldığın o bitmek bilmeyen zorunlu ortaklık faturası.
Mevduat
Bankaya faiz getirisi için yatırılan para. Paranın enflasyon karşısında erimesini izlerken "en azından riski yok" diye kendini teselli edenlerin limanı.
Temettü
Şirketin yıl sonunda elde ettiği kârı ortaklarına dağıtması. Çalışmadan para kazanma hayali kuran küçük yatırımcının "ileride bununla geçineceğim" dediği finansal emeklilik düşü.
Borsa
sabırsızların parasını sabırlılara aktarma mekanizması. yeşil oklar sevindirir, kırmızı oklar ocak söndürür. kağıt üzerinde zengin olup nakitte batanların yeri.
Tekelleşme
pazarda tek bir devin kalması, rekabetin ölmesi. tüketicinin o devin insafına kalma durumu. kapitalizmin en sevdiği oyun sonu senaryosu.
Faiz
paranın zaman içindeki kira bedeli. paranı çalıştırmayıp bankaya yatırmanın ödülü; borç alan için ise geleceğinden kesilen ağır ceza.
amortisman
alınan bir malın zamanla eskimesi, değerini kaybetmesi. sıfır arabanın galeriden çıktığı an değer kaybetmesi gibi, kapitalizmin yıpranma payı faturası.
portföy
yumurtaları aynı sepete koymama stratejisinin finansal adı. hisse, altın, döviz derken riski bölüştürme sanatı. batan gemiden filikayla kaçabilme ihtimali.